Bazı şehirler gezilir, bazı şehirler ise yaşanır. Eski Foça, Ege kıyılarında bu ikinci gruba giren nadir yerlerden biridir. Taş evlerin gölgesinde uzanan dar sokakları, begonvillerle süslenmiş avluları, denize açılan balıkçı tekneleri ve gün batımında altın renge bürünen limanıyla Eski Foça, ziyaretçilerine yalnızca bir tatil değil, yavaşlamayı ve anın tadını çıkarmayı hatırlatan bir yaşam kültürü sunar.
Yaklaşık 2.700 yıllık geçmişe sahip olan Eski Foça'nın antik adı Phokaia'dır. İyon uygarlığının en önemli liman kentlerinden biri olan Phokaia, dönemin en güçlü denizci şehirlerinden biri olarak bilinir. Rivayete göre Marsilya başta olmak üzere Akdeniz'in birçok önemli yerleşimini kuran denizciler de buradan yola çıkmıştır. Günümüzde yürüdüğünüz taş sokakların altında binlerce yıllık bir tarihin izleri yaşamaya devam eder.
Eski Foça'nın en güzel yanı, hiçbir yere yetişme telaşı hissettirmemesidir.
Taş evlerin arasından geçen dar sokaklarda yürürken pencere önlerinden sarkan mor begonviller, sardunyalar ve yaseminler her köşeyi doğal bir fotoğraf karesine dönüştürür. Beyaz badanalı tarihi evler ile taş mimarinin oluşturduğu uyum, Ege'nin karakterini en güzel yansıtan görüntülerden biridir.
Sabah erken saatlerde sokaklar sessizdir. Sadece martı sesleri, deniz kokusu ve balıkçı teknelerinin hazırlıkları duyulur. Gün ilerledikçe küçük sanat atölyeleri, butik dükkânlar ve sahil boyunca sıralanan kafeler canlanmaya başlar.
Eski Foça'nın sahil şeridi, Ege mutfağını deneyimlemek isteyenler için adeta açık hava restoranı gibidir.
Liman boyunca dizilen butik balık lokantalarında günün taze balıkları, zeytinyağlı mezeler, Ege otları, deniz börülcesi, ahtapot, kalamar ve karides gibi deniz ürünleri özenle hazırlanır. Gün batımında denize karşı kurulan bu sofralar, yalnızca yemek yemek için değil, Foça'nın atmosferini hissetmek için de en güzel duraklardan biridir.
Akşam saatlerinde liman boyunca yürürken masalardan yükselen sohbet sesleri, hafif iyot kokusu ve denizin sakinliği Eski Foça'nın neden yıllardır bu kadar sevildiğini fazlasıyla hissettirir.
Foça gezisinin vazgeçilmez lezzetlerinden biri de sakızlı dondurmadır.
Damla sakızının kendine özgü aromasıyla hazırlanan bu Ege klasiği, özellikle yaz aylarında sahilde yürüyüş yaparken mutlaka denenmesi gereken tatlardan biridir. Sakızlı dondurmanın yanında bir Türk kahvesi ya da soğuk bir limonata ile liman manzarasını izlemek Foça'nın en keyifli anlarından biridir.
Eski Foça yıl boyunca aldığı düzenli rüzgâr sayesinde Türkiye'nin öne çıkan yelken ve rüzgâr sporları merkezlerinden biridir.
Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında rüzgâr sörfü, yelken ve çeşitli su sporları için oldukça elverişli koşullar oluşur. Körfezin doğal yapısı hem eğitim alan sporcular hem de deneyimli yelkenciler tarafından tercih edilmektedir. Denizin üzerinde süzülen rengârenk yelkenler ve sörf kanatları, Foça'nın kartpostal güzelliğindeki manzarasına ayrı bir hareket katar.
Foça kıyılarının hemen karşısında irili ufaklı adalar yer alır. Gün batımında bu adaların oluşturduğu siluet, Ege'nin en etkileyici manzaralarından birini sunar.
Tekne turlarıyla Siren Kayalıkları, Foça Adaları ve çevredeki koylar keşfedilebilir. Bu bölgeler aynı zamanda nesli tehlike altındaki Akdeniz foklarının doğal yaşam alanlarıdır. Doğaya saygı göstermek ve koruma kurallarına uymak, bu eşsiz ekosistemin geleceği açısından büyük önem taşır.
Foça'nın çevresinde kamp yapmaya uygun koylar ve doğal alanlar bulunur. Özellikle deniz kenarında gün doğumunu izlemek, sabah kahvesini dalga sesleri eşliğinde içmek ve akşam yıldızların altında vakit geçirmek isteyen doğaseverler için Foça oldukça keyifli bir rotadır.
Yaz aylarında orman yangını riskine karşı ateş yakma kurallarına mutlaka uyulmalı ve yalnızca izin verilen alanlar tercih edilmelidir.
Eski Foça'nın en büyük güzelliği, lüksü gösterişte değil sadelikte sunabilmesidir. Burada taş evler, begonviller, deniz kokusu, balıkçı tekneleri ve Ege'nin dinginliği bir araya gelerek ziyaretçilerine unutulmayacak bir atmosfer oluşturur.
Bir gününüzü taş sokaklarda yürüyerek, öğle yemeğini deniz kenarında taze balık ve mezelerle taçlandırarak, akşamüstü sakızlı dondurmanızı yiyip gün batımını adalar manzarasına karşı izleyerek geçirebilirsiniz.
Eski Foça, sadece gezilecek bir sahil kasabası değil; Ege'nin yavaş yaşam kültürünü en doğal hâliyle hissedebileceğiniz özel bir duraktır. Eğer yolunuz Ege'ye düşerse, bu huzurlu kasabaya en az bir gün değil, birkaç gün ayırmanızı tavsiye ederiz. Çünkü Foça'nın gerçek güzelliği, acele etmediğinizde ortaya çıkar.